Şiir: Senin Yüzünden

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 15:47

Şiir: Senin Yüzünden/ Kadirhan Türkoğlu
Seslendirme:
Kadirhan Türkoğlu
Tünay Yılmaz

………………………….
Canımı sıkıyorlar
Aklıma sen geliyorsun
duruşun soluk alışın kadar hayat bende
nasıl da suskunum hecelerken seni
bir yer var islaklığında bakışların
hani kar toprak üstüne yağar da
kuşlar yem arar yaşam havlinde
hani ağaçlar yaprak doğurur ya
bile bile öleceğini yaprakların
hani beşikler önceden yapılır da
gidenler yine tahta döseklerde
Hani sakladığımsın ya kalbim arasında
Bir meseden kaç kağıt kaç kalem çıkar bilmem
Ya seni seviyorum desem
Elma yerine ellerini soyar sana benzeyenler
Yıkarım saltanatları
Çözerim efsununu kırmızının
dizilir yosmalar melek kurşunlara
bir renk icat olur ki
havalanır durur gölgenden
oysa bir resim içinde uçar bir kuş
ve benim her bakışım aşka bir dönüş
Biliyordum
anlatmıştın bana
çünki herkes
çünki yalnızlık
hiç kimsenin sahiplenmediği kalabalık varlıktı
sen ekmeğini sudan
kalbini yaradandan
beni de kendinden ayırmadın
ben sana hangi çiçeğin tohumundan selam versem ki
hiç unutmam
senli sensiz sulara konuştuklarım
anlattıklarım günahları ateşe
ah nasılda kurban olur baharlar kışlara
ah sensin sen
içimdeki şiirlerin yaramazlığı
yoksa nerden gelir bulur beni
yüzümde ki bu Züleyha gülümseyiş
ah sensin sen
sensin benim adımın içindeki
senden bir adım öte bomboş
masum olmak kadar
suçlar barışlarda isyan
insan ,insan içlerde insan
ben sana dönüşüyorum aynalarda
sallanırken bir çiçek
secdeye inerken her yaprak
tuzun ısrafı
sensiz sofralarda diz büktüğüm yalnızlık
karnım toktur aşklara
ben aşım diye bilirken varlığını
nasır tutmuş avuçlarin içinde
nefes nefese çocuk
koşar durur kalbim bestelerden
bir şarkıdır o
bir türkü,
ki ilk sarılışın
ilk gelişin kapıma
pencerelerime kendini bırakışın
şimdi sensin içime dokunan
belki bana bir şiir küseceksin
bil ki söz konusu sen olunca
bütün vazgeçtiklerim sen uğruna
hayat bu sevgilim
ölüm insanın içinde saklıdır da
sonsuzluk onu bir kere çağırır
şimdi gel desem gelir misin
şafakların güneşe gömüldüğü bir yere
buluşur muyuz
oysa toprağın altında da bir yer var
bir zaman harabelerin anlattığı sen
kirpiklerin kıyılarda enkazlar
bir zaman gözyaşlarından üreme olduğunu derdin ya
şimdi gülüşlerinin tedavi olmuş umutlarında
geçmiş kader kendine ağlıyor sevdiğim
bir zaman sozlerinde ki şafaklar ne kadar küskündü
ne kadar kimsesizdi bir kendine havlayan itler
biz masumduk,biz mutlu
her giden bir yerde ağlar işte
gelen gelecek
giden geçmiş olurcasına
ben kaderimi böldüm de sevdim seni
ben senin yüzünden
ben senin kalbinden buldum cenneti
azdan ötede bir yerde
ışığı kesiyor güneşe üflüyor tanrı
bu senin gözlerin sevdiğim
bu saçların senin
bir lahza kaçış akşamdan
bir visal bekleyiş
ki bu bir şiir değil
bu bir duadir sevdiğim
hoş görür müsün duamı
Ya da sevişimi seni
ayıklansın içimizin karanlıkları
yaksınlar bütün lambaları
gözü aydın kaldırımların
taş dokulu sokakların
bu gece de özledim
bu gecede …

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir